Anneler için Oyuncak Dağınıklığına Son Verecek Güzel Bir Çözümümüz Var.

Oyunun çocuklar için ne denli önemli olduğunu biliyoruz.

Oyuncaklar çocukların oyun kurmalarına imkan tanıyan materyallerdir. Oyunda  en iyi öğrenme yöntemidir, çocuklarımızın daha mutlu, sağlıklı,insancıl ve yaratıcı olmalarını destekler. Çocuklar için oyuncaklar vazgeçilmezdir.

Peki bu oyuncakları nasıl saklıyorsunuz?

Oyuncak saklayabileceğimiz alternatif alanların yaratılması hem çocuğumuzun odasının düzenli durması açısından hem de kendi oyuncaklarını toplama sorumluluğunu öğrenmesi açısından çok önemlidir.

Hem oyuncakları saklayabileceğiniz hem de oyuncak olarak kullanabileceğiniz güzel bir saklama alternatifi önersek size ne dersiniz?

Size önerimiz Pop-it-Up markalı saklama kutuları. Bu kutuların yüzlerinde kendi temasına uygun görseller bulunuyor. mesela; mutfak temalı saklama kutusunun ön yüzünde fırın,üst yüzeyinde de ocak resmedilmiş. Böylece kızınız veya oğlunuz  mutfakla ilgili bir oyun kurgulayabilir; mutfak araç ve gereçleriyle oynayabilir, tenceresinde hazırladığı yemeği ocağında pişirebilir.

saklama kutusu mutfak temalı

Çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit etme becerisine sahiptirler. Yaşları büyüdükçe ebeveynlerini, çevre­lerinde olan olayları taklit etme yetenekleri geli­şir. Pop-it-Up oyun ve saklama kutuları çocuğunuzun taklit yeteneğini desteklerken, oyunu bittikten sonra oyuncaklarını içinde toplayabilir. Böylece oyuncaklarını toplama alışkanlığı kazanacaktır.

Oyun-Oyuncak ve Beyin Gelişimi

Çocuklar dünyaya bir dahi olarak doğarlar. Ancak doğum esnasında ve sonrasındaki ilk 24 saat içinde oksijensiz kalma, anne sütü ve sıcaklığından mahrumiyet, çok fazla gürültü-uyarıcılara maruz kalma gibi birçok durumlar çocuğun beyin hücrelerinde (nöronlarında) çöküntü yaratabilir. Çocuklara sunduğumuz ilk durumlar onların beyin gelişimlerini etkiler. Bu anlamda çocuklar doğduklarında çevreye oryante olmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle fazla uyarıcı vermek, stresli anne-baba ve aile üyeleri, beslenme, güven ortamı, iletişim, duyusal uyarılma (örneğin yanlış çıngırak kullanımı) gibi durumlar çocuğun beyin gelişimini, dahası öğrenme sürecini olumsuz etkilemektedir.

Değerli anne ve babalar, bizim genetik bir parçamızı taşıyan muhteşem varlıklarımız olan çocuklarımız için size önerilerim;

1. Çocuğunuz doğduğu andan itibaren ten teması ve güvenli, sevgi dolu sözcüklerle sakin bir iletişim kurmanız,

2. Çocuk ilk doğduğu andan itibaren babanın kucağına alması önerilir, yapılan araştırma sonuçlarına göre, baba kokusunu alan çocukların stres düzeylerinin düştüğü ve ortamda kendilerini daha iyi hissettikleri bulunmuştur.

3. Anne sütünün ilk 24 saat içinde verilmesi ve bu esnada sadece anne ile çocuğun baş başa kalması önerilir.

4. Bizim geleneksel öğretilerimizden biri, bir anne doğum yapar ama tüm aile hastanede ve sonrasında çocuğun etrafında olur. Fazla uyarıcı, ses, yüz, gülümseme, el hareketleri, kucağa alma gibi birçok durum çocuğun beyin gelişimini ve çevreye oryantasyonunu olumsuz etkiler. O nedenle hastanede anne-baba olması yeterlidir. Daha sonraki haftalarda ailenin diğer fertleri ile tanışması uygun olacaktır.

5. İkinci aydan itibaren oyuncak seçimleri önemlidir, özellikle ilk oyuncak olan “çıngırak” seçimi ve kullanımı. Çocuğun zihinsel ve bedensel uyarımını geliştirmek amaçlı bilişsel bir oyuncak olan çıngırak yanlış kullanılmaktadır. Çoğu zaman çocuk ağladığı zamanlarda aile üyelerinin “deprem sireni gibi” çocuğun yüzünde son sürat çıngırağı salladığı görülür, bu durum fazla uyarıcıya maruz kalmasına ve çocuğun zihinsel gelişimine olumsuz etki yaratır.

6. Dördüncü ayda itibaren çocuğun el, kol, göz koordinasyonunu geliştirmeye yönelik oyuncaklarla beraber dil kullanımı daha öne çıkmaktadır. Bu dönemde bebekler bedenlerine yöneldikleri ve daha istemli hareketler yapmaya başladıkları için onlara dokunabilecekleri ve aktive edebilecekleri çeşitli oyuncaklar vermek uygun olacaktır. Bebeğinizle doğduğu andan itibaren onlarla tam, kısa ve anlamlı cümlelerle iletişim kurmanızı öneririm.

7. Dokuzuncu aydan itibaren fiziksel gelişimini ve dil gelişimini destekleyen oyuncakları tercih etmeniz ve özellikle beraber oynamanızı öneririm. Oyuncak alternatifleriniz şunlar olabilir: Çocuğunuzun düğmesine basınca ses çıkartabileceği, takma çıkartma çevirme vb. hareketlerini yapabileceği oyuncakları bu dönemde tercih edebilirsiniz. Sesli kitapların yardımıyla bebekler; resimlerle sesler arasında bağlantı kurmayı öğrenirler.

8. Bir yaşından itibaren fiziksel, zihinsel oyuncakların yanında özellikle dil gelişiminde kavram kartlarını tercih etmeniz iyi olacaktır. İç içe geçebilen kutular, renkli şekilleri doğru yere yerleştirmeyi hedefleyen oyuncaklar çocuğun el-göz koordinasyonunu destekler. Yaşadıkları mekanı güvenle keşfetmelerini sağlayan, iterek, çekerek hareket eden ev gezinti araçları; kaba motor gelişimini destekler.

9. İki ve üç yaşından itibaren çocuklarda kimlik gelişimi daha öne çıkacağı için sanat etkinlikleriyle çocuğun kendi özelliklerini keşfetmesine izin verecek aktiviteler yapılması önerilir. Yapboz, blok gibi bazı oyunlarla çocuklar hayal güçlerine göre yeni nesneler yaratabilirler. Resim yapmak bu yaş çocuklarının hayal güçlerinin zenginleşmesine yardımcı olur.

10. Dört ve beş yaşından itibaren fiziksel gelişim ile dil gelişimi birlikte işe koşulmalıdır. Bu okul öncesi çağı olduğundan akran oyunları öne çıkmaktadır. Burada en önemli nokta çocuğunuzun oyun kurmasını sağlamak ve onun verdiği görevler çerçevesinde onun oyununa iştirak etmeniz doğru olacaktır. Özellikle okula hazırlık dönemi olan bu süreçte ince kasların geliştirilmesi önemlidir. Bu nedenle küçük lego parçaları oyuncak olarak tercih edilebilir.

11. Altı yaş çocuğunuza yaşam kurallarının temel özellikleri öğretilmeli. Bu anlamda çocuğunuzla galerileri, müzeleri, hastaneleri, tiyatroları, opera gibi alanları gezin ve buralarda uyulması gereken kuralları öğretin. Böylelikle akademik yaşamda olumsuz duygu durumlarıyla karşılaşmadan, zihinsel performanslarında düşüş olmadan öğrenme süreçlerini daha iyi götüreceklerdir.

Çocuğunuz ne kadar çok zengin ve farklı ortamlarda bulunursa beyin gelişimi hızlanacak ve öğrenme becerisi artacaktır.

Çocuklarımız geleceğimizdir. Onların beyin hücrelerini (nöronlarını) geliştirerek hayata hazırlarız; oyuncaklar da öğrenmede ve nöronların artışında etkili bir araçtır.

Dr. Bengisu Koyuncu

Oyun Terapisti Prof. Dr. Norton’un Çocukla İletişim ve Oyun Semineri’nden Notlar

dr_norton“Deneyimsel Oyun Terapisi” modelinin kurucusu ve uygulayıcısı   dünyaca ünlü profesör Dr. Byron Norton  İstanbul’da 01 Ekim 2013  tarihinde ebeveynlere özel bir atölye düzenledi.
40 yıllık meslek hayatlarında eşi Carol Norton ile beraber Colorado, Amerika’daki oyun terapi merkezlerinde 40.000’i aşkın çocukla oyun terapisi yapmanın yanı sıra “Çocuklara Oyun Terapisi ile Ulaşma” adlı kitabın da yazarı olan Dr.Byron Norton Kuzey Colorado Üniversitesi profesörlerindedir.

Dr. Byron Norton’un değindiği önemli konuları sizlerle paylaşmak istedim.

Bir anne olarak Norton’un sunumundan en çok aklımda kalanlardan biri çocuğunuzla ilişkinin ve bu ilişkide saygının önemi oldu. Beynin bir “ilişki” organı olduğunu ve saygıya dayalı ilişkinin hem ebevenynlikte hem de terapide çok önemli bir unsur olduğunu öğrendim. Ebeveynlik çocuğumuzla etkileşimde olduğumuz anların hepsi ve bu anlarda saygı duygusunu oluşturabilirsek, çocuk bu duyguyu her yere yani çevresine taşır. Freud’un bahsettiği savunma mekanizmasını göz önüne alırsak, saygıya karşı çocuk bir direnç göstermez. En önemlisi saygı,saygıyı doğuruyor.

Çocuğun asıl işi oyundur, tedavi yapılacaksa oyun üzerinden yapılmalıdır. Çocuğumuzla oyun oynarken bir şeyler öğretmek, bir bilgiyi kontrol etmek yerine ilişki kurmak üzerinde odaklanmalıyız. Spontan bir şekilde oyuna katılmak, oyun sırasında içten samimi bir heyecan duymak, şapşallık edebilmek ve çocuğumuzla aynı seviyede olabilmek oyunu gerçek kılıyor. Asıl mesele ebeveynlik sorumluluğundan sıyrılıp oyun oynamak; bu sayede çocuğumuz bize daha çok saygı duyuyor ve kendini mutlu hissediyor. Dr. Byron Norton sunumunda “mutlu bir çocukluk için asla geç kalmış sayılmayız” diye belirtti, bunun pek çok ebeveyn için umut verici bir ifade olduğunu düşünüyorum.

Hepimiz büyürken olumsuz mesajlar almışızdır. Bazen tek bir olumlu mesaj yaşamımızı değiştirir. Çocuklarımıza ne kadar iyi olduklarını söyleyelim. Utandırmak, alay etmek, suçlamak yerine çerçeveyi değiştirelim (reframing). Bu konuya dair kendisi ile ilgili bir şöyle bir örnek verdi. Okul dönemi boyunca tembel bir öğrenci olduğundan bahsetti. Hatta lisede bir öğretmeni yaptığı bir ödevin şimdiye kadar gördüğü en kötü, baştan savma ödev olduğunu söylemiş. Bu durum üniversitede oda arkadaşının söylediği bir söz ile değişmiş ve hayatında dönüm noktası olmuş. Arkadaşı ona “Byron senin kadar akıllı bir adam nasıl oluyor da böyle düşük notlar alabiliyor” diye sormuş ve birlikte çalışmayı önermiş. Sonuç, tahmin edebileceğiniz gibi, olumlu olarak değişmiş. Diğer çarpıcı bir örnek ise uçak yolculuğunda tanık olduğu bir baba-oğul ilişkisi, uçakta boyaları ile resim yapan çocuk uçak inişe geçince mızırdanmaya başlamış. Babası ise daha hızlı olan “kontrol etme/emir verme”  yöntemi yerine çerçeveyi değiştirmeyi seçmiş ve anonsu duyunca oğluna “pilotun ne dediğini duyuyor musun, uçağı indirmek için senden yardım istiyor, şu boyaları toplayalım ve pilota yardım edelim. Ne dersin?” diye sormuş. Uçak inince de oğlunu yaptığı işten ötürü tebrik etmiş.

Dr. Byron Norton’un söylediklerinden etkileyici bulduğum diğer konu hepimizin üç ebeveyni olduğu gerçeği: Annemiz, babamız ve anne-babamız arasındaki ilişki. Bu ilişki diğer iki bireyden daha fazla ebeveynlik yapar bize ve daha önemlisi evlilik, aile kurma, hayırlı evlat olma, üretken bir yaşam sürme gibi konularda belirleyicidir.

Ebeveynliğin etkisinin en az beş nesil sürmesi ise şaşırtıcı bir istatikti, mevcut ebeveynliğimizde büyük, büyük, büyük, büyük, büyük anne-babamızın etkileri olduğunu düşünebiliriz.

Son Söz: Ebeveynliğine harcadığınız zaman, karşılığını en iyi alacağınız zamandır!

Teşekkürler Prof. Dr. Byron Norton, Psikoloji İstanbul ve diğer tüm emeği geçenler…

Çocuklar için doğru oyuncak seçimi

“0-6 Yaş Arası dönemde öğrenme kapasitesini gelişimine olanak sağlayan oyuncak önemlidir. Oyun aracılığıyla ve bunu teşvik eden oyuncaklar sayesinde bir çocuk düşünmeyi ve araştırmayı öğrenir,fiziksel becerilerini geliştirir,özgüven kazanır ,iletişime açık hale gelir ve sosyalitesi artar. Çocuğun ilgi ve istekleri doğrultusunda aynı zamanda gelişim seviyesine uygun oyuncakların tercih edilmesi gerekir.
Çocuklara bu konuda da güvenli güvenli araç gereci sağlamak için;
Oyuncakları bir süpermarket yerine, sadece oyuncak satan oyuncak dükkanından seçmeye çalışın.
Tam olarak emin değilseniz satış danışmanına yaş grubuna uygun oyuncak için başvurun.
“0-3 Yaş arası uygun değildir ” işaretini gördüğünüzde dikkate alın. Çünkü küçük parçalar içerdiğinden 3 yaş altına uygun değildir. Oyuncaklar ve parçaları emme ve nefesle çekilmeye karşı yutulamayacak boyutlarda olmalıdır.
Minik parçalı oyuncaklar, bilyeler, küçük oyun zarları, sayı fişleri, nişan taşları ve küçük baterileri olan oyuncakların tümü bebeğin erişemeyeceği yerlerde tutulmalıdır. 4 cm.’den küçük nesneler bebeklerden ve küçük çocuklardan uzak tutulmalıdır.
Özellikle 3 yaş altındaki çocuklara alacağınız oyuncaklarda, alev almazlık ve yıkanabilir olma özelliğini taşımalıdır
Üç yaşına kadar olan çocuklar için seçilecek oyuncaklar daha çok yumuşak kumaş ve plastikten yapılanlar olmasına karşılık üç yaşından sonrası için plastik,tahta, karton vb. her çeşit malzeme oyuncak yapımında kullanılabilir.
Boğulma tehlikesi yaratabileceğinden, 1 yaşın altındaki bebeklere tüylü oyuncaklar verilmemelidir. Eğer bir oyuncağın kopartılabilen bir saç yapısı varsa bunlar yutulabilir veya küçük bir çocuğun nefesini tıkayabilir.
Küçük oyuncaklar buzdolabı magnetlerini ağzına alıp yutabileceğinden uzak tutulmalıdır.
Oyuncak ve parçaları, zorlanmaya karşı sağlam ve mekanik dayanıklılığa sahip olmalıdır.
Oyuncakların üzerinde hitap ettiği yaşla ilgili ibare bulunmalıdır.
Oyuncaklar, yutma, teneffüs etme veya deri, mukoza dokusu ve gözle temas etmesi halinde sağlık veya fiziksel yaralanma riski yaratmayacak şekilde olmalıdır.
Oyuncakların ambalajları boğulma riskini içermemelidir.
Suda kullanılacak oyuncaklar çocuğun su yüzeyinde durabilme ve çocuğu suda destekleyecek şekilde tasarlanmış olmalıdır.
İçine girebilen oyuncaklarda, içeriden açılabilecek bir çıkış bulunmalıdır.
Kullanan kişiyi hareket ettiren oyuncaklarda, kolayca kullanılabilen bir fren sistemi bulunmalıdır.
Mermili oyuncaklarda, kullanan kişiyi veya başkalarını yaralama riski bulunmamalıdır.
Oyuncaklar, çocuğun çevresinde yanabilir tehlikeli bir element ve patlayıcı maddeler içermemelidir.
Kimyasal deney setleri, plastik yetiştirme setleri, minyatür seramik atölyesi, mineleme ve fotoğrafçılık gibi kimyasal nitelikli oyuncakların ambalajlarında
“Dikkat, sadece (x) yaşın üstündeki çocuklar içindir. Yetişkin bir kişinin gözetiminde kullanılmalıdır” ibaresi bulunmalıdır.
Paten,kay kay gibi oyuncaklar üzerinde ,”Koruyucu ekipmanla birlikte kullanılmalıdır” ibaresi bulunacak.
Elektrikli oyuncaklar ciddi riskler taşırlar. Büyüklerin olmadığı zamanlarda, çocuklara oynatılmamalıdır. Elektrikli oyuncaklar ve parçaları 24 voltu geçmemeli, Oyuncakların iletken yüzeyleri yanmaya neden olmayacak şekilde tasarlanmış olmalıdır.
Yutulabileceğinden veya bebeğin boynuna dolaşabileceğinden sicimle bağlanmış oyuncaklara da dikkat edilmelidir.
Tutkal seçimine de özen gösterilmelidir.”ani”yapıştırıcıları veya zararlı buhar yayanları kullanmasına izin verilmemelidir.
Çocuğun pek çok faaliyetinin yakından izlenmesi gerektiğini unutulmamalıdır. Özellikle büyük ve küçük çocuklar bir arada oynuyor iseler yaralanmaya yol açan pek çok kaza oyuncakların atılmasından meydana gelmektedir. Büyük bir çocuğun oyuncağını, daha küçük bir çocuğun erişemeyeceği yerde muhafaza edin.
Oyuncaklar kırıldığı taktirde kullanılmaları artık güvenli değildir. Eğer tamir edilmiyorsa onları çöpe atmak en iyisi olacaktır.
Küçük boyuttaki, plastik düğmeleri olan, yerinden kolayca kopabilecek; göz, tekerlek veya benzeri parçaları olan oyuncaklar, kolayca yutulabileceklerinden belli bir yaş gurubu öncesinde tehlike yaratabilirler.
Balonlar da bazı durumlarda tehlikeli olabilirler. Patlak balon parçaları veya şişmemiş balon parçaları, şişirme taklidi yapan çocukların solunum yollarına kaçabilir.
Oyuncaklar, boyun ve ayaklara dolanabilecek ip ya da benzeri parçaları içermemelidir. Daha büyük çocukların oyuncaklarında da 20 cm.’den uzun ip ve kayış bulunmamalıdır.
Oyuncaklar, çocukların işitme fonksiyonlarını bozacak karakterde ses ve gürültü üretmemelidirler.
Çocuklardaki saldırganlık duygularını oraya çıkaran silah, kılıç,tabanca gibi oyuncakları tercih etmemeleri önerilir.
Bebeğinizin abisinin veya ablasının oyuncağı ile oynaması güvenli olmayabilir. 6-7 yaş için güvenli olan bir oyuncak 1 yaşındaki bebek için güvenli olmayabilir.
Olabilecek muhtemel kazalara karşı ailelere, Bebek-çocuk ilk yardım eğitimi almalarını öneriyoruz. Kids Safe-T ‘nin ücretsiz olarak düzenlediği “Kazalarda İlk Yardım ve Ev Güvenliği” seminerlerine katılabilirsiniz.

Oyuncağı satın aldıktan sonra,
Çocuğunuza oyuncağı kullanılmadığı zaman oyuncak kutusuna konulmasını öğretin, siz veya çocuğunuz üzerine basıp düşebilirsiniz. Ciddi kazalar merdivende oyuncağa basıp düşerek meydana geliyor.
Kırık oyuncakları oyuncak kutusunda düzenli olarak kontrol edip atın.
Pilli olan oyuncakların pillerin oyuncaklarını her zaman siz değiştirin, eski ve yeni pilleri aynı anda kullanmayın, eski piller ısınacaktır.
Patlamış balonları çocuğunuzdan uzat tutup hemen atın. Boğulma tehlikesi içerirler.

Oyuncak Çeşitlerine Göre Öneriler
Karyola için kullanılan oyuncaklar : Bebeğiniz oturabildiğinde veya elleri ayakları üzerinde durabildiğinden artık kullanımları uygun değildir. 20 cm. den uzun kordon, bağcık içermemelidir.
Ses çıkaran oyuncaklar: Bebeğin duyma sistemine zarar verebilir. Bebeğin oyuncağı kulağına yakın tutup çalıştırmasına izin verilmemelidir.
Uçurtmalar: İpinin bebeğe dolaşmaması için dikkatli olunmalıdır.
Salıncak: Sağlam ve dengeli olduğundan emin olunmalı, etrafında yeterince boş alan bırakılmamalı, yumuşak bir yüzey üzerinde kullanılmalıdır.
Şişme havuzlar: Kullanıldıktan sonra boşaltılıp ters çevrilerek kaldırılmalıdır. 5 cm. in üstündeki su birikintileri çocuklar için boğulma tehlikesi yaratabilir.
Kimya setleri 10 yaş üstü çocuklar için uygundur. Çocuğa yanında eşlik edilmelidir.

Oyuncak Malzeme Özellikleri
Boyası çıkan, sivri köşeli, kolay kırılabilen cam veya plastikten yapılmış eşyalar ile kolayca dağılan metal parçalar içeren oyuncakların çocuklar için satın alınmaması önerilir.
Doğal malzemeden yapılmış oyuncaklar tercih edilmelidir (Kil, çamur, plasterin, kum, ahşap oyuncaklar vb.)
Oyuncakların yüzeyleri düzgün, kolay temizlenebilir olmalıdır. Oyuncaklar kesici, kırılgan ve batıcı bir özellik taşımamalıdır.
Oyuncakların yüzeyleri, çocuklar için zararlı kimyasal maddeler ile kaplı olmamalıdır. Oyuncakların yüzeylerindeki kimyasal maddeler (vernikler, boyalar, kaplamalar…) az miktarlarda da olsa, zararlı olabilirler. Bu nedenle, çocuklar için zararlı kimyasal madde içermediği belgeli oyuncakları seçmek önem taşır.
Oyuncaklar, hastalık ve mikrop kapma riskini önleyici temizlik şartlarına uygun olmalı, radyoaktif maddeler içermemelidir.

Oyuncak Standartları

Sağlık Bakanlığı’nca çocuk güvenliğinin tehlikelere karşı korunması için uyulması gereken esasları içeren hazırlanan “Oyuncak Yönetmenliği”ne göre oyuncakların Avrupa standartlarına uygunluğu uygunluk işareti olan “CE” ibaresinin kullanımını zorunlu hale getirmiştir.
Tüm ailelere sağlıklı, mutlu ve kazasız günler dilerim.
Arzu Birinci-Çocuk ve Yaşlı Güvenlik Uzmanı

 

Kaynak:

http://www.parkzon.com.tr/cocuk/Makaleler.aspx

Oyuncağın Tanımı ve Önemi

OYUNCAĞIN TANIMI VE ÖNEMİ
Oyunun, çocuğun gelişimi üzerindeki etkileri ne kadar önemliyse, aynı şekilde oyun materyalleri de çok önemlidir.

Oyuncaklar, çocuğun seçme, değerlendirme duygusunu ve yaratıcılığını geliştirirken aynı zamanda da kendi kendine karar verebilme ve belirli alanlarda beceriler kazanmasına da olanaklar hazırlamaktadır.

Bu durumda bizler oyuncakları, ‘gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemeleridir’ şeklinde tanımlayabiliriz.

Çocuklar için büyük öneme sahip olan çeşitli boyutlar ve renklerdeki oyun malzemeleri aynı zamanda, çocukların oynarken hem eğlenmesine hem de renk, boyut, biçim, şekil gibi kavramları öğrenmelerine yardımcı olur. Çocuk arkadaşlarıyla birlikte oynarken paylaşmayı, beklemeyi, işbirliği yapmayı da öğrenebilir. Buna ilaveten çocuklar ellerine geçen oyuncakları bozarak, kırarak, parçaları ayırıp birleştirerek hem meraklarını giderir tatmin olurlar hem de objelerin özelliklerini inceler ve keşfederler.

Okulöncesi dönemde çocukların oyuncaklara ve oyun materyallerine karşı olan bu ilgilerinin yanı sıra, artan bir yaratıcılık, yetişkinebenzeme ve taklit çabası da vardır. Bu noktada anne babaya düşen en büyük görev alıcı ve öğrenmeye hazır olan çocuğa uygun oyuncakların sunumudur.

Anne baba bu dönemde, çocuğun gelişim özelliklerine uygun, ihtiyaç duyduğu ortamı ve materyalleri sağlamaktan sorumludur.

Bu dönemde, anne babalar tarafından üzerinde önemle durulması gereken bir başka konu da çocukların gelişimlerine katkısı olmayan pahalı ve süslü oyuncakların yerine yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, uyarıcı ve düşündürücü oyuncakların tercih edilmesidir.

Yine bu dönemde yetişkinler çocuklarına gereğinden fazla oyuncak alarak, onların tüm gereksinimlerine cevap vereceklerine inanırlar. Önemli olan, oyuncağın çokluğunun değil, nitelikli olmasıdır.
YAŞLARA GÖRE OYUNCAK TERCİHLERİ

Bilindiği gibi yeni doğan bebeğin en değerli oyuncağı kendi bedenidir. Bebek elini, kolunu sallayarak, açıp kapayarak, ayağını ağzına götürmeye çalışarak ve parmaklarını emerek kendi kendine eğlenir. Ayrıca doğumu izleyen aylarda çocuk ses, renk ve şekilere karşı da çok hassastır. Bu nedenle bu aylarda bebeklerin oyuncaklarını görsel ve işitsel duyulara hitap eden oyuncaklar oluşturmaktadır. İlk aylarda bebeğin yatağının üzerine asılabilen veya yatağın kenarına tutturulabilen, hareket eden, ses çıkaran, mobil türü renkli oyuncaklar tercih edilebilir.

6-7. aylarda çocuğun oturmaya başlamasıyla mekanı da genişler. Bu nedenle çocuğun oturmaya başladığı aydan itibaren çocuğun elinde tutabileceği ve avucuna sığabilecek esnek plastikten, yumuşak kauçuktan yapılmış, çok büyük veya küçük olmayan bebekler, hayvanlar, renkli halkalar verilebilir. Yine bu aylarda çocuklar için en çok ilgi çeken oyuncaklardan biri de üzeri resimli veya zilli çıngıraklardır. Çıngıraklar hareket ve etmesi ve ses çıkarması nedeniyle bütün bebekler tarafından ilgi çekici durumdadır. Ayrıca bu dönemde bebeklerin diş çıkarması nedeniyle emniyetli ve bebeğin sağlığı için zararlı etkiler yaratmayacak diş kaşıyıcısı veya plastik halkalar verilebilir.

8-12. ay dolaylarında bebeklerin emeklemeye ve yürümeye başlamaları nedeniyle, çocuklar için tercih edilebilecek en iyi oyuncaklar düştüğünde kırılmayan fakat ses çıkaran renkli toplardır. Ayrıca bu dönemde, çarpıp geri dönen oyuncaklar veya itme ve çekme ile gidebilen tekerlekli hayvanlar, otomobiller yeni yürüyenler için en uygun oyuncaklardır ve bu tür oyuncaklar bebekleri çok mutlu eder. Yaklaşık bir yaşındaki bebekler çok ilgilerini çeken oyuncaklardan biri de ‘dökme-doldurma’ oyuncaklarıdır. Büyük renkli şekiller ve bunların içerisine atılabileceği bir kutudan ibaret olan bu oyuncaklar çocuğun ilgilerini çekmesine rağmen bu oyuncağa ilgilerini çok çabuk kaybederler.

Yine bu dönemde parlak ve basit resimleri bulunan resimli kitaplar da çocuklar için uygun oyun araçlarındandır. Özellikle hem bebek hem de kitap yetişkin tarafından tutulur ve resimlere bakılırsa, bu olay çocuk için cazip olabilir.

15-18. aydan itibaren çocuğun yürümeye başlamasıyla bir odadan diğerine geçmesi kolaylaşır. Bu dönemde eline geçirdiği eşyaları bir odadan diğerine taşıyabilir. Bu nedenle itilebilen, çekilebilen, itildiğinde ses çıkartan, müzik çalan otomobiller, tekerlekli veya yumuşak tüylü hayvanlar ve bebekler en çok tercih edilen oyuncaklar arasındadır. Yürüteçler veya üstüne binilen oyuncaklar yine bu aylara uygun oyuncaklardır.
Ayrıca, 18. Aydan itibaren keşif ve icatlar çocukların dünyasında önemli bir yeri olması nedeniyle, bu dönemde farklı boyutlardaki bloklar,kutular ve şekiller çocuğun inşa etmesi ve birleştirmesi için en uygun oyuncaklardır.
2-3 yaşından itibaren çocuklar çevrelerinde yaşadıkları günlük olayları dramatize etmeye başlarlar. Bu nedenle, bu dönemdeki çocuklar için en uygun oyuncaklar onların dramatik oyunlarında kullanabilecekleri değişik boyutlardaki bebekler, çeşitli kuklalar, oda takımları, mutfak malzemeleri, marangozluk, temizlik malzemeleri (kürek, süpürge), bahçe aletleri (çapa, tırmık, kürek), hayvan seti, ulaşım seti (tren yolu, köprü, demiryolu), doktor araç gereçleri, en uygun oyun malzemeleridir. Yine bu dönemde kum ve su çocukların en çok sevdikleri oyun malzemeleridir ve çocuklar bu yaşlarda, kovaya kum doldurup boşaltmaktan, kumu su ile karıştırıp harç yapmaktan çok büyük zevk duyarlar.

3-4 yaşlarında çocukların motor gelişimlerinin artması ve hareketlerinin daha da düzenlenmesiyle çocuklar inip çıkmaktan, üç tekerlekli bisiklete binmekten ve tırmanmaktan çok hoşlanırlar. Bu dönemde sallanan at, pedallı araba, tekerlekli bisiklet, yük arabası ve salıncak seti en uygun oyun malzemelerindendir. Yine bu dönemde sökülüp takılabilen veya bozulup- yapılabilen oyuncaklarla, küçükten büyüğe doğru dizilebilen küpler, bloklar, inşaat malzemeleri çocuklar tarafından en çok tercih edilen ve sevilen oyun araçlarıdır.

4-6 yaşlarında çocuklar açık hava oyunlarının yanı sıra masa başı faaliyetlerinden de büyük zevk alırlar. Boyama, kesme, yapıştırma, resim yapma, artık materyallerle şekiller yapma ve parçalı bilmeceleri birleştirmeyi çok severler. Bu dönemde çocukların algılama, hatırlama,parçalara ayırıp birleştirme, yanılma, düzeltme, yeni yorumlar ve çözümler getirme yetenekleri de gelişir.

Çocukların masa başı etkinliklerinde bloklar, kalemler, kağıtlar, boyalar, boya fırçaları, tutkal, makas, düğmeler, boncuklar ve ayrıca eşleştirmeli oyuncaklar, resimli dominolar, resimli tombalalar ve resimli küpler, yap-bozlar en sevilen oyuncaklar arasındadır.

6 yaşında hayali oyunların en dorukta olması nedeniyle evcilik, bakkalcılık, doktorculuk oyunları ve bu döneme uygun bebekler, evcilik ve doktorculuk setleri, marangozluk aletleri, kuklalar, temizlik ve mutfak setleri, bahçe aletleri, hayvan setleri, dükkanlar çocuklar tarafından en fazla tercih edilen oyun malzemeleridir.

Bu dönemde çocukların top oynamak, ip atlamak, tırmanmak, yüzmek gibi bedensel hareketlerden ve açık hava oyunlarından çok fazla hoşlanmaları nedeniyle ip, top, ip merdiven, kızak, kayak ve paten gibi oyun malzemeleri tercih edilebilir.

Çocuğun okula başlamasıyla oyun ilgilerinde de bazı değişiklikler görülür. Bu dönemde okulöncesi dönemdeki oyun aktivitelerinin yanı sıra çocuklar mümkün olduğunca becerilerini ortaya çıkaracak dama, satranç, loto, basketbol, bisiklet, paten gibi oyunları ve oyun materyallerini; daha sonraki yaşlarda da sinema, tiyatro, televizyon izleme ve spor yapma gibi yetişkin aktivitelerini tercih ederler. Ayrıca okul dönemi çocukları değişik okuma materyallerinden de hoşlanırlar.

GELİŞİM ALANLARINA GÖRE OYUNCAKLARIN SINIFLANDIRILMASI

1. Büyük Kas Gelişimi için Oyun Araçları

Üç tekerlekli bisiklet
Çeşitli boylardaki arabalar
Kayma, tırmanma, sallanma oyuncakları
Tahterevalli
2-Küçük Kas Gelişimi için Oyun Araçları

Mum boya, renkli kalem, keçeli kalem, kağıt
Kağıt makası
Kayma, tırmanma, sallanma oyuncakları
Tahterevalli
Yapıştırıcı
Legolar, birleştirme oyuncakları, parçalı bulmacalar
3. Kurgu Oyuncakları

Küpler, bloklar
Tahta otomobil ve kamyonlar
Kum havuzunda oynanmak üzere sert plastikten hayvanlar ve insanlar
Tahta veya plastik hayvanlar
Bebekler
Eklemeli oyuncaklar

Biribirine geçme vagonlu tahta trenle
4. Yaratıcı Düş Gücünü Geliştiren Oyuncaklar

Kukla sahnesi
El kuklaları
Parmak kuklaları
Bez bebekler
Çeşitli giysiler, yetişkin süs eşyaları
Doktor araçları, telefonlar, bebek arabaları
5. Evcilik Oyuncakları

Ocak, musluk, buzdolabı
Yemek ve çay takımları
Bebekler ve bebek evi
Çocuk boyuna uygun yatak, sandalye ve masalar
6. Yaratıcı Sanat için Malzemeler

Mum boya, pastel boya, renkli tebeşir ve keçeli kalemler
Kil
Plastrin
Suluboya, parmak boya, toz boya
Fırçalar
Kağıtlar
Artık kumaşlar, kağıtlar, ip, yün, talaş, yumurta kabuğu ve yapıştırıcı
Baskı kalıpları (makara, havuç, patates, tahta, yaprak gibi)
7. Çocuğun algı ve Kavramasını Geliştirecek Uyarı Araçları

7.1. Okuma konuşmayı geliştirecek uyarı araçları

Tahtadan harf ve sayılar
Mıknatıslı harf ve sayılar
Zımpara kağıdından pazen kaplı tahtaya yapışabilecek harf ve sayılar
Harf ve sayıları içeren lastik mühürler e- Üzerine basit sözcüklerin yazılacağı
büyük karton fişler
Çeşitli eklemeli bulmacalar
Dominolar
Tamamlama, karşılaştırma oyunları
Karatahta
1.2. Matematik ve sayılar

Renkli çubuklar
Mozaik geometrik şekiller
Tahta oyuncak saat veya saati öğretecek tahta küpler
Matematik kavramını geliştirecek oyunlar
1.3. Doğa Bilimleri

Mıknatıs
Karınca yuvası
Ayna
Taş, yaprak, deniz kabuğu, kuru bitki ve sebze koleksiyonu
Doğa ile ilgili çocuk kitapları ve plaklar
8. Müzik ve Dans Araçları

Ritm araçları ( tef, davul, trampet, flüt, zil, çan, çıngırak
Plak ve CD’ler
OYUNCAKLARIN NİTELİKLERİ

Oyuncaklar, sade, ayrıntıları az, iyi zımparalanmış, köşeleri yuvarlak ve küt olmalıdır.
Çok yönlü kullanılabilecek nitelikte olmalıdır.
Çocuğun yaş, gelişim düzeyi ve boyuna uygun büyüklüklerde ve kullanışlı olmalıdır.
Dayanıklı sağlam olmalıdır
Paylaşma duygusunu geliştirici olmalıdır.
Bakım, tutum, onarımı kolay ve temizlenebilir nitelikte olmalıdır.
Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır nitelikte olmalıdır.
Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır nitelikte olmalıdır.
Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır nitelikte olmalıdır. Çocuğun hoşuna gidecek renkte ve yapıda olmalıdır
Çocuğun merak uyandıracak ve ilgisini çekecek nitelikte olmalıdır.
Çocuğun kullanacağı her oyuncak kas kuvvetiyle orantılı olmalı ve çocuğa zarar verecek nitelikte olmaması gereklidir
Oyuncakların büyüklükleri, çocukları tatmin edecek ve kullanabilecekleri büyüklükte olmalıdır.
Sökülüp, takılabilir cinsten olmalıdır ve çocuk öğrenmek ve araştırmak istediğinde oyuncağı kırmak yerine sökebilmelidir.
Çocuğun sağlığına zarar vermeyecek boya ve verniklerle boyanmış olmalıdır.
Çocuğun dil, zeka, yaratıcılık, beden ve kas gelişimine yardımcı olacak nitelikte olmalıdır.
Çocuğun özgürce oynamasının yanı sıra çocukta gözlem, deneyim, keşfetme isteğini uyandırmalı, sosyal ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
Çocuğun sözlü ifade, okuma-yazma ve matematik öncesi kavramları geliştirici nitelikte olmalıdır.
Göze hoş görünmeli, yapısı ve biçimi zevkli olmalıdır.
OYUNCAK SEÇİMİ

Seçilecek oyuncak çocuğun yaşına, ilgisine, becerisine, gelişim düzeyine ve yeteneklerine uygun olmalıdır. Büyüklerin hoşuna giden oyuncaklar her zaman çocukların hoşuna gitmeyebilir.
Oyuncak, çocukta merak uyandırmalı, çevresini tanımasına yardımcı olmalıdır. Bu sebeple eski saatler, karton kutular, tornavida, çekiç ve çiviler çocuk için ilginç birer oyuncak oluşturabilir.
Oyuncaklar çok karmaşık olmayıp, çocuğun tek başına kullanabileceği özellikte olmalıdır.
Oyuncak satın alınırken cinsiyet ayrımı yapılmalıdır.
Oyuncaklar, beceriyi artıracak özellikte olmalı, bu nedenle basitten karmaşığa doğru tercih edilmelidir.
Oyuncaklar dayanıklı olmalıdır
Çok fazla oyuncak almak yerine, gerekli durumlarda eski oyuncakları tamamlayacak parçalar satın alınmalıdır.
Oyuncağın çok yönlü olmasına dikkat edilmelidir. Bu amaçla kasları çalıştıran, girişimciliği, hayal gücünü artıran, problem çözmeyi ve
yaratıcılığı yönlendiren oyuncaklar tercih edilmelidir.
Çocuğun yaşına uygun olmayan oyuncaklar alınmamalıdır. Çünkü çok basit oyuncaklar sıkılmasına, karmaşık oyuncaklar ise
kendine güvenini yitirmesine neden olabilir.
Çocuğun ihtiyaçlarına cevap vermeyen, fazla gösterişli ve pahalı oyuncaklar alınmamalıdır. Bu tür oyuncaklar çocuğun
yaratıcılığını kısıtlayabileceği gibi bozulduğunda da etkisini kaybedebilir
. Çocuğun kendi kendine oynayabileceği oyun malzemelerinin yanı sıra yaşıtlarıyla oynayabileceği oyuncaklar da sağlanmalıdır.
Çok sayıda oyuncak yerine çocuğu uzun süre mutlu edebilecek oyuncaklar alınmalıdır.
Alışverişe çıkılmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir.
ÇOCUK OYUN ALANLARI

Şehirlerin yeşil saha sistemlerinin bir bölümü olan çocuk oyun alanları, genel olarak 1-14 yaşlar arasındaki çocukların yararlanabilecekleri oyun parkları olarak tanımlanmaktadır. Çocukların beden gelişimlerine yardımcı olmak, yaratıcılıklarını artırmak, arkadaşlık ve birlik duygularını aşılamak amacıyla kurulan bu alanlar, Avrupa ve Amerika’da belirli yaş gruplarına göre sınıflandırılmıştır.
1. Çocuk Bahçeleri

Bunlar her mahallede ve ulaşılabilirlik sınırları içinde 1-6 yaş okulöncesi dönem çocukları için planlanan alanlardır ve çocukların oyun gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir. Ölçüsü 250 m2 ya da ihtiyaca göre 500-1000m2 lik alan kapsaması ve çocuk başına en az 6.5m2 bir alanın planlanması gerekmektedir.

2. Oyun Alanları

Bu alanlar bütün yaş gruplarındaki çocuklara hizmet edecek alan ve tesisleri kapsamakla birlikte, esas olarak 6-14 yaşlar arasındaki çocuklara hizmet verecek şekilde düzenlenmiş ve onların fiziksel hareketleri ile sportif aktivitelerine imkan sağlayacak niteliklerde düzenlenmiştir. Bu alanların her çocuğa yaklaşık 6.75 m2 alan düşecek şekilde planlanması uygundur.

SONUÇ

Sonuç olarak; çocuğun hayatında yemek, içmek gibi çok büyük öneme sahip olan oyun çocuğun gelişimine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren oyun materyallerinin önemi gözardı edilemez.

Çocuğun oyun materyallerinden en iyi ve en yararlı şekilde yararlanabilmesi için yetişkinlere düşen bazı görevler vardır.
Bunları şu şekilde sınıflandırabiliriz.

Öncelikle çocukların oyundan tatmin olabilmeleri ve oyun malzemelerinden en iyi şekilde yararlanabilmeleri için uygun ortam ve yeterli alanın sağlanması gerekmektedir. Bunun için evin bir odası, bir köşesi kullanılabileceği gibi bahçenin bir köşesi veya oyun alanları ve çocuk bahçeleri de kullanılabilir.
Oyunun çocuk için çok önemli bir iş olması nedeniyle, oyun anında çocuktan asla oyununu birden bırakması istenilmemeli gerekli durumlarda ona oyununu tamamlaması için zaman tanınmalıdır.
Çocuğa oyun sırasında, kendi kararlarını kendisinin vermesi için olanaklar sağlanmalı, aşırı zorlamalardan kaçınılmalıdır
Oyuncakların ve oyun materyallerinin çocuklara sunumu düzgün şekillerde olmalıdır. Hepsi bir kutuya doldurulmuş, karışık durumdaki oyuncaklar çocuklar için çekici olmayabilir.
Oyuncak çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi göz önünde bulundurularak, basitten karmaşığa doğru sunulmalıdır.
Çocuğa oyuncak sunulurken, bununla neler yapılacağı ve ne işe yaradığı anlatılmalı, ancak örnekler verilmelidir, oyuncağın kullanılış şekli açıklanmalıdır.
. Çocuklara verilecek oyun malzemesi yeterli miktarlarda olmalıdır. Aksi taktirde çekişmelere ve tatminsizliklere sebep olabilir.
Oyun malzemeleri, çocukların sürekli ulaşabilecekleri ve uzanıp alabilecekleri yerlerde, örneğin; boylarına uygun raflarda muhafaza edilmelidir.
Çocuğun kendi cinsiyetindeki arkadaşlarla veya kendi cinsine uygun oyuncaklarla oynaması için zorlama yapılmalıdır.
Oyuncak seçiminde, materyalin çocuğun hangi gelişim alanına hitap ettiği gözönünde bulundurulmalı ve çocuğun yaşına, gelişim düzeyine uygun oyuncakların seçilmesine dikkat edilmelidir.
. Çocuğun kendi oyuncağını kendisinin seçmesine fırsat verilmelidir.
Eğer çocuğa sunulacak oyun materyalleri ve oyun ortamı çocuk için elverişli değilse, yeterli uyarıcı ekipman yoksa ve oyuncağın nasıl kullanılacağına rehberlik edilmezse çocuk sıkılabilir.

Oysa ki, çocuk oyun içinde gelişir ve oyunla büyür. Son söz olarak şunu söyleyebiliriz oyun çocuk için bir süreç değil gelişimin ta kendisidir.

 

Kaynak

http://www.turkpdr.com/makale/cocuk-psikolojisi/cocuk-oyuncaklari.htm

Barbie Bebekler Kız Çocukları İçin Doğru Oyuncaklar Mıdır?

1959 yılında satışına başlanan Barbie bebeklerinin arkasındaki firma Mattel’dir. Barbie bebeklerinin hikayesi Mattel firmasının kurucusunun eşinin (Ruth Handler) kendi kızı için bebek tasarlamasıyla başlıyor. 1959’dan beridir de tüm dünyada bu bebekler pek popüler; ABD’de yaşı 3 ile 11 yaşındaki kız çocukların sahip olduğu ortalama Barbie sayısı 10, İngiltere veya İtalya’da 7, Fransa ve Almanya’da 5 adet olarak tahmin ediliyor. Bu rakamlarla Mattel firmasının Barbie bebeklerden yılda yaklaşık 1.6 milyar dolarlık satış cirosu yapması çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Barbie’ler giyimi, makyajı ve saçıyla bir çocuktan çok yetişkin, çekici bir kadın görünümünde.  Barbie karakterini değişik mesleklerde de görmek mümkün: kuaför, doktor, veteriner vs.

 

barbie

Peki Barbieler gerçekten kız çocukları için doğru oyuncak ve iyi bir rol model mi? Yapılan deneysel çalışmalar Barbienin vücut ölçülerinin gerçekçi olmadığını ortaya koymuştur. Gerçek olmayan bu fiziki yapısıyla kız çocuklarında sağlıksız bir güzellik algısı yaratmıyor mu? Bu sorunun cevabını İngiltere’de yaşları 5 ile 8 yaş arasında değişen 162 çocukla yapılan bir çalışmanın sonucu bize veriyor (Developmental Psychology 2006, Vol.42,No.2,283–292).  Çalışma sonucunda özellikle küçük yaşlardaki çocukların olumsuz olarak etkilendikleri belirtiliyor, Barbienin aşırı zayıflığını ideal olarak algılayan çocuklarda yeme bozukluklarına sebebiyet vereceğinin altı çiziliyor. Uç bir örnek olmakla birlikte; ilk Barbie bebeğiyle 6 yaşında tanışan Cindy Jackson’ın Barbieye benzemek için 50’den fazla ameliyat geçirmiş olması kız çocukları üzerindeki etkilerinin uç bir örneği.  

Barbie bebekleri sevmeyen veya tasvip etmeyen ebeveynler gibi bu bebeklerin kızları için faydalı olduğunu söyleyenler de var. Her çocuğun farklı olduğunu da unutmamak gerekir; bazı çocuklar Barbie bebeğini giydirmekten, aksesuarları ile oynamaktan zevk alırken, bir başkası ona imrenip ona benzemek isteyebilir.

Özet olarak; çocuklarını, onlara psikolojik ve fiziksel olarak zarar verebilecek oyuncaklardan korumak yine anne babalara düşüyor. Birlikte oynayarak ya da uzaktan gözlemleyerek çocuklarınızın oyun sırasındaki yorumlarını, açıklamalarını ve duygusal ifadelerini dikkatle dinlemek ve izlemek, onların algılama biçimleriyle ilgili ipuçları verir bize. Çocuklarınızla her zamaniletişime açık olmanızı ve oyuncak seçimlerinizde dikkatli olmanızı öneriyoruz. Sizlerin oyuncaklarla ilgili yorumlarınızın da çocuklarınız için şekillendirici olabileceğini de unutmayın lütfen.

Miniğiniz için oyun dolu bir oyun çadırı…

Pek çoğumuz oyun çadırlarını basit bir çadır olarak görürüz; oysa oyun çadırları bundan çok daha fazlasını çocuklarımız için sunar…

Bu çok fonksiyonlu oyuncağın çocuklar için faydalarından kısaca bahsetmek istiyoruz.

  • Oyun çadırı çocukların fiziksel gelişimlerini destekler. Çadıra girip çıkmak, etrafında dolanmak gibi eylemler beynin sağ ve sol yarım kürelerinin arasında koordinasyonu sağlar ve bu da çocuğun sağlıklı gelişimi için önemlidir.  Ayrıca çocuklar çadıra girip çıkarken hareketlerini planlamayı da öğrenirler.
  • Oyun çadırı çocukların yaratıcılıklarını ortaya koymalarına imkan verir. Bir oyun çadırı bazen bir uzay aracına, bir şatoya,  bir oyun evine veya aklınıza gelmeyecek bir nesneye dönüşebilir. Çocuklar çadırın içinde oynayarak pek çok yaratıcı hikaye kurgulayabilir. Eğer çocuğunuz yaratıcı bir oyuna başlamak için desteğe ihtiyaç duyuyorsa bir konu seçerek veya bir hikaye başlatarak oyunu başlatmasına yardımcı olabilirsiniz.aybars_deniz_pitstop _oyun _cadirinda_4
  • Oyun çadırı çocukların sosyal gelişimlerini destekler; başkalarıyla birlikte oynamak için bulunmaz bir araçtır. Çocuklar birlikte oynadıklarında birbirleriyle nasıl iletişim kuracaklarını öğrenirler. Kurallar konusunda uzlaşmak, bu kurallara uymak ve başkalarının ihtiyaçlarını ve isteklerini dikkate almak durumunda kalırlar. Diğer bir deyişle kendi çevrelerinde nasıl davranacaklarını öğrenirler; bu hayattaki başarıları için ne denli önemli bir beceridir öyle değil mi?
  •  Oyun çadırları bloklar, yapbozlar veya el-göz koordinasyonu ve ince motor gelişimini destekleyen diğer oyuncaklarla oynamak için eşsiz mekanlardır. Çocuk dış çevresinde dikkatini dağıtacak her şeyden uzaklaşır ve oyununa odaklanabilir. kız-cocuk_oyun-cadirinda

Yukarıda sıraladığımız faydalarıyla oyun çadırları eğitici oyuncakların başında gelirler. Çocuklar tüm bu kazanımları eğlenirken edinirler. Bir ebeveyn olarak çocuklarımız için bundan daha fazla ne isteriz ki?

Minikler bazen de oyun sonrası kestirebilirler (tabii sevgili anneler zeminini yorganla, battaniye ile desteklemek kaydıyla)

oyun-cadirinda-uyuyan-cocuk

Bu nedenle biz de oyuncakariyorum.com olarak Pop-it-Up markalı oyun çadırlarını sizlere sunuyor olmaktan mutluyuz.

Ebeveynlerin kurmak için vakit harcamayacakları, kolayca katlanıp, çok yer kaplamadan saklayabilecekleri (anneler için oyuncakları saklamanın zorluğunu biliyorum!), diledikleri yere (sahile, pikniğe vs.) götürebilecekleri bu oyun çadırları %100 polyesterden üretilmiş olup, Avrupa Birliği oyuncak standartlarına uygundur.

Keyifli oyun saatleri dileklerimizle…

Oyunla Doyuyorum – Uzmanlarımızdan Yasemin Duçe, Zeynep Güven (Vogue Türkiye Yazı İşleri Müdürü)

Vogue Kids İlkbahar/Yaz 2012 Sayısından Alınmıştır.

Oyun, çocukların yaptığı en iyi şey. Oyun en iyi öğrenme yöntemi. Oyun çocuğun en ciddi ve bir numaralı işi. Çocuğunuzu oyuna teşvik ederken onu doğru oyuncaklarla buluşturmaya özen gösterin.

İlk 6 yaş, temel alışkanlık ve zihinsel becerilerin en hızlı geliştiği, biçimlendiği ve öğrenmenin en yoğun yaşandığı dönem. Bu yıllarda çocuğunuzun kimliği oluşuyor, zevkleri gelişiyor, gelecekteki seçimlerinin temelleri atılıyor. Üstelik bütün bunlar oyun oynarken oluyor. Çocuk birçok kavramı, olayı ve deneyimi oyun içinde öğreniyor. Oyunların ayrılmaz parçası oyuncaklar ise çocuğun kas gelişimini destekliyor, el-göz koordinasyonunu geliştiriyor, hareket ve denge becerilerini artırıyor. Yaratıcı düşünme, kendini ifade etme, özgüven de yine oyunlar ve oyuncaklar yoluyla şekilleniyor.

0-1 Yaş

Yaşamının ilk yılında bir bebeğin en iyi oyun arkadaşı bir yetişkindir. Bebekler karşılıklı diyaloğun ve sıralı konuşmanın kurallarını daha bu dönemde öğrenmeye başlar. Çocuğun tepkilerine cevap vermek önemlidir. Özellikle ilk aylarda sarılmak, konuşmak, şarkı söylemek, bebeğinizin çıkardığı seslere ve ağlamalara yanıt vermek bile oyunun bir parçası sayılır. Yine bu dönemde ses çıkaran oyuncaklar bebeklerin ilgisini çeker. Çünkü görme henüz tam olarak gelişmemiştir ama işitme duyusu gelişimini bebek daha anne karnındayken tamamlamıştır. Yaklaşık 3-4. aylardan itibaren bebeğinizin gelişiminde büyük bir değişiklik yaşanmaya başlar. Gece uyku süresi artar, gözleri daha iyi görmeye başlar, nesnelere odaklanabilir ve takip edebilir. Artık oynadığı oyunlar da değişecektir. Bir süre sonra uzanarak, kavrayarak hareket kabiliyeti de gelişir. Bununla beraber sırt ve boyun kasları da gelişmeye başlayacak, yaklaşık 6-9 aylıkken kendi kendine oturabilir hale gelecektir. Böylece yeni bir deneyim kazanacak, çevresindeki her şeyi incelemeye başlayacaktır. Bebeğinizin çıkardığı seslere cevap verdiğinizde, sallanan bir oyuncağa ulaşmasına cesaretlendirdiğinizde, ona kitap okuduğunuzda gelişimini desteklemiş olursunuz. Bebekler 8 aylıktan itibaren nesnelerin kalıcılığını anlamaya başlarlar, bir başka deyişle artık göremese bile nesneler ve insanların ortadan kaybolmadığını bilirler. Saklambaç ve cee-ee gibi oyunlar, nesnenin kalıcılığı kavramını pekiştirir. Bu oyunu açılıp kapanan kısımları olan kitaplarla oynayabilirsiniz. Bebeğin yatağının üstüne asılabilen müzikli ışıklı dönenceler, değişik renkte farklı ses çıkartan çıngıraklar işitme, görme ve dokunma duyularının gelişmesine yardımcı olur. Oyun battaniyeleri veya jimnastik merkezi gibi hareketli oyunlar bu dönem için uygundur. Oyun battaniyesi; üzerinde yüzükoyun yatırılan bebeğin başını dik tutmasını sağlayarak boyun kaslarını geliştirir. Battaniyedeki değişik doku, biçim ve seslerle oynayarak tüm duyuları gelişir, görsel motor uyumu desteklenir. Kitaplar doğumdan itibaren en değerli oyuncaklardır. Sesli kitapların yardımıyla bebek; resimlerle sesler arasında bağlantı kurmayı öğrenir, dil gelişimi zenginleşir.

1-3 Yaş

1 yaş civarında çocuklar, ince motor becerileri güçlendiği için oyun küplerini üst üste yığmak, plastik bardakları iç içe koymak, küçük objeleri yönlendirmek isterler. 1 yaşındaki bebeğinizin kelime öğrenme hızları artacağı gibi dinleme becerileri de hızla gelişmektedir. Bu dönemde bebeğinizle ne kadar çok konuşursanız kelime dağarcığını da o kadar zenginleştirmiş olursunuz. Bebeğinize bol tekrarlı nakaratlı çocuk şarkıları söyleyin, her gün çocuğunuza kitap okuyun. Yine 1 yaşında kaba hareket becerileri ve el-göz koordinasyonları geliştiği için, ipinden/sapından çekmeli oyuncaklar, itmeli oyuncaklar bu yaştaki çocuklar için vazgeçilmezdir. Zıplayan, yere düşünce ses çıkartan oyuncaklar, boy boy renkli toplar, iç içe geçebilen kutular/kaplar ilgi odağı olur. Renkli şekilleri doğru yere yerleştirmeyi hedefleyen oyuncaklar çocuğun el-göz koordinasyonunu destekler. Üstüne binip oturabilecekleri, sallanan hayvan türü oyuncaklar, sürülebilen arabalar çocukları heyecanlandırır. Düğmeli oyuncaklar neden-sonuç ilişkisini anlamasını sağlar. Trambolinler güvenle zıplamalarına yardımcı olur. Yapbozlarla parçaları kavrayıp yerlerine yerleştirmeyi öğrenirler. Bu da ince kasların gelişimini destekler ve el-göz koordinasyonunu sağlar.

2 yaş döneminde inişler ve çıkışlar yaşanır. Çocuklar, kendi isteklerinin farkına vardıkları bu dönemde çevreleriyle bir mücadeleye girerler. En çok kullandıkları kelime “hayır”dır. Çocuğun gelişim sürecinin ayrılmaz bir parçası olan oyun bu dönemde ayrı bir öneme sahiptir. Yetişkinle birlikte oynanan oyunlarda çocuğun yönlendirmesine izin vermek önemlidir. Bu, çocuğunuzun oyunla daha çok ilgilenmesini sağlar. Kurallara uyan rolünden çıkıp kural koyan rolüne bürünmesi kendine güvenini artırır.

Kendi başlarına oyun kurmaya başlarlar. Gerçek dünyayı kendi hayal güçleriyle kurdukları oyunlarında ele alırlar. Farklı roller üstlenirler, anne/baba/doktor gibi davranırlar. Hayal gücünü geliştirmek için oyuncak bebekler, bebek arabaları, yemek/çay takımları, oyuncak tamir takımları, doktor seti gibi oyuncaklar tercih edilebilir. Boya kalemleri, kâğıt, çıkartmalar, yapıştırıcı gibi malzemelerden oluşan sanat kutusu da bu yaştaki bir çocuğun bayılacağı şeylerdir. Eşleştirme oyunları, basit yapbozlar bu dönemde tercih edilebilecek oyuncaklardır.

Çocuğunuz dönem dönem şu veya bu sebeple banyo yapmaktan hoşlanmayabilir. Banyo saatlerini hem çocuğunuza hem de kendinize işkence olmaktan çıkarmak için oyuncakların gücüne başvurun.

3-6 Yaş

Bu dönemde bebeklikten çıkan ve hayal güçleri hızla gelişen çocuklara hazır oyuncaklar yerine yaratıcılıklarını harekete geçirebilecek bloklar, legolar, yapboz gibi oyunlar sunun. Çamur, boya, tebeşir, oyun hamurları, su ve kum yaratıcı oyun etkinliği oluşturur. Plastik hayvanlar ya da figürler hayali oyunlar için çok uygundur. Bu figürlerle kendini hayal dünyasına kaptırır, onların ağzından konuşur. Yine farklı şekillerdeki oyuncak çadırlar, yemek setleri, oyuncak yemekler, bebek setleri, elektrikli süpürge gibi oyuncaklar da hayali oyunlar için uygundur.3-4 yaş dönemi gibi okul öncesi olan bir dönemde hikaye anlatma, resim yapma, dramatizasyon gibi etkinlikler çocuğun yaratıcılığını geliştirir. Resim yapmak bu yaş çocuklarının hayal güçlerinin zenginleşmesine de yardımcı olur. Çocuklar resim yaparken ebeveyn olarak sınırlamalar koymamak ve sürekli nasıl yapması gerektiğini söylememek, yaratıcılıklarının gelişmesi için oldukça önemlidir.

3-6 yaş, çocuğunuzun arkadaşlarıyla oyun kurduğu bir dönemdir. Arkadaşlarıyla iletişim kurma biçimi de değişecektir. Karşılıklı konuşacak, gülecek veya sırasıyla canlandırma yapıp birbirlerini izleyeceklerdir. Kuklalar bunun için çok uygun araçlardır. 4 yaşında artık çocuğunuz dikkatini daha uzun süre yoğunlaştırabilir, iki elini de rahatlıkla kullanabilir, bilişsel becerileri gelişmiştir, kasları daha güçlüdür, oyun oynarken sırasını bekleme konusunda daha sabırlıdır. Yapılandırma oyunları, yemek pişirme gibi etkinlikler çocukta sınıflandırma, gruplandırma becerilerini geliştirir. İnşa setlerinin/oyun setlerinin parçalarını bir araya getirmek gibi çok basamaklı projeler çocukların sabır becerisini geliştirir. Sıra beklemesini gerektiren kart oyunları, el becerisi etkinlikleri, eşleştirme oyunları (sıraya koyma, sayma alıştırmaları için) uygun oyunlardır. Yapboz oyunları, iki resim arasındaki farkı/aynılıkları bulma, iki resim arasında ilişki kurma, 3 boyutlu şekilleri modelleyebilme aktiviteleri çocuğun ayrıca görsel dikkatini geliştiren etkinliklerden bazılarıdır.

Boncuklar, ipe dizme oyunu küçük parmak kaslarını çalıştırır ve çocuğunuzun yazma becerilerinin gelişimine dolaylı olarak katkı sağlar. Başka kültürlerle ilgili oyuncak bebekler hoşgörü kazanmasına yardımcı olur.

AKLINIZDA BULUNSUN!

  • Her çocuğun gelişiminin farklı olduğunu unutmayın. Oyuncakların üzerinde hangi yaş aralığına uygun olduğu yazar. Seçiminizi buna göre yapın ama onu zaman zaman yaşından büyük oyuncaklarla da tanıştırın.
  • Oyuncakçıya çocuğunuzla gidiyorsanız önceden anlaşma yapın. İstediği her oyuncağı almayacağınızı ona net bir şekilde anlatın. Bu kuralı yalnızca doğum günü gibi özel günlerde bozun. Çocuklar her konuda olduğu gibi oyuncak konusunda da sınırlara ihtiyaç duyarlar.
  • Oyuncakların hepsini aynı anda çocuğunuzun kullanımına sunmayın. Bir başka deyişle ortalıkta çok oyuncak tutmayın. Böylece hem önündeki oyuncaklarla oynarken dikkati dağılmayacak, hem de eski bir oyuncağı bir süre sonra yeni gibi gelecektir.
  • Yaşı ilerledikçe çocuğunuzu kuralları olan kutu oyunlarıyla tanıştırın. Özellikle takımlar halinde oynanan kutu oyunları çocuğunuzun paylaşma duygularını ve sosyal becerilerini geliştirir.
  • Kitaplar ve yumuşak hayvanlar her yaş çocuğuna uygundur. Kitaplar ilk günden itibaren dil becerilerini geliştirir. Bebeklik döneminde tüylü olmamak koşuluyla yumuşak hayvanlar da güven duygularını besler. Yumuşak hayvanlar her yaştan çocuğun en iyi uyku arkadaşıdır.

OYUN HAYATTIR

“ Oyun görünüşte akla uymaz ama; çocuk oyunla akıllanır.” Mevlana

Çocukların, zamanlarının çoğunu sokakta, bahçede, toprakta oynayarak geçirmeleri ve farklı farklı materyallerle oyuncak üretebilme yetenekleri, şehirleşmenin getirdiği betonlaşma ve kültürümüzden uzaklaşmanın da etkisiyle büyük bir hızla azalmaya başlamıştır. Günümüz dünyasının hayat şartları, değişen ihtiyaçların getirdiği sorumluluklar ve zorunluluklar, çocukların ‘oyun haklarını’ ellerinden almıştır. Çocuklar, zekalarını ve sosyal dünyalarını; misket, yakan top, saklambaç, çelik çomak, elim sende gibi oyunlarla geliştirmek yerine, testler, sınavlar, stres ve bilgi yüklenme döngüsü içinde kaybolmaktadırlar. Çocukların zamanlarını masa başında geçirmeleri ise; hayat boyunca onlar için gerekli olan inisiyatif kullanma, hızlı karar verme, kriz yönetimi, risk alma, şartlara göre çözüm bulma, ihtiyaçlarına göre materyal üretme gibi yeteneklerinin gelişmemesi, sosyal ve duygusal gelişimlerini sağlıklı bir şekilde tamamlayamamaları anlamını taşımaktadır. Oysa ki, oyun ve oyuncak, bu özelliklerin gelişebilmesi için en önemli araçlardır.

Bununla birlikte çocukların ihtiyacı olan oyun alanları, yerini otoparklara ve beton binalara, sokak oyunları ise yerini bilgisayar oyunlarına bırakmıştır.

Biz büyükler çocuklardan illaki bir sorumluluk bekleyeceksek bu, onların en doğal yaşam biçimleri olan oyun olmalıdır. Çocuk kendisini en iyi oyunla ifade edebildiği için, oyun bir yerde onun lisanıdır.

Oyun ve oyuncak; çocuğu yetişkinliğe hazırlayan en etkin araçlardır. Çocuğun ihtiyacı kadar oyun oynayamaması; yetişkin olma yoluna büyük eksiklikle girmesi ve hayatı boyunca normal gelişim sürecini tamamlayamaması anlamına gelmektedir. Çocuğun oyuna ihtiyacı, gıdaya olan ihtiyacı gibidir. Bu ihtiyacın göz ardı edilmesi, çocuğun ruhsal, zihinsel ve fiziksel gelişiminde de önemli eksiklerin oluşmasına, ilerleyen yaşlarda daha ciddi davranış bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Çocukların tek işi olan oyun; aynı zamanda eğlendirici, eğitici ve geliştirici bir özellik taşır. Oyun, çocukların yaşadıkları çevreyi ve dünyayı anlamasına, paylaşımcı olmayı, iletişim kurmayı öğrenmesine imkan sağlar. Oyun ve oyuncak, çocuğun konuşması ve dil gelişimi için de en önemli araçlardandır.

Çocuğa verilebilecek en güzel şey, onun zekasını, yeteneklerini ve hayal dünyasını geliştirecek oyuncakların temin edilmesi ve ailece oyun oynamaya ayrılacak zamandır.

Oyun;

  • Çocukların tek işidir ve en doğal öğrenme ortamıdır.
  • Çocukların hayatı anlamasının en temel yoludur.
  • Çocukların dünyayı ve kendilerini keşfetme aracıdır.
  • Çocuğun yetenek ve özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan en önemli araçtır.
  • Çocuk kültürünün önemli bir alanı, oyuncak ise en önemli aracıdır.
  • Çocuğun zekasını geliştiren, oyuncak da; düşüncelerini sembollere dönüştüren bir gelişim aracıdır.
  • Oynanırken hayat taklit edilir ve hayat oyunla yaşanır.

ÇOCUK BEYNİ İŞ BAŞINDA

Beyin hücreleri daha döllenmeyi izleyen üçüncü haftadan itibaren gelişmeye başlar ve diğer tüm hücrelerden daha hızlı çoğalırlar. Bazı araştırmalar, aşırı korku, öfke ve hatta iş stresi altında geçen hamiliklerin bebeklerde aşırı hassaslığa yol açabildiğini göstermektedir. Yoğun duygular, annenin kanından bebeğin dolaşım sistemine geçen ve beynin işlevlerini etkileyen bazı kimyasal maddelerin salgılanmasına yol açar.

Dr Paul Maclean çocukların dünyaya, tek bir beyin gibi görünen “üçlü” bir beyinle geldiği sonucuna varmıştır çalışmalarında. Beynin ve davranışın temelinde “sürüngen beyin” olarak adlandırdığı bir katman vardır. Bu katman; besin aramak, kendini korumak, yaşam alanı belirlemek ve toplumsal gruplar oluşturmak gibi içgüdüsel davranışları üretmektedir. Eğer sürüngen beyin tehdit altında olduğunu hissederse, öğrenmesinde kritik bir bozukluk oluşabilir. Düşünme işlevleri kesintiye uğrar. Bundan dolayıdır ki çocuğunuzun etkin bir biçimde öğrenmesini istiyorsanız, onu güvenli bir çevreye duyduğu gereksinimin karşılanması ilk sırada yer almalıdır.

Sürüngen beynin üstünde yer alan limbik sistem, duygu ve güdülenme alanıdır. Sürekli çalışan limbik sistem hormonları, dürtüleri ve belleğin bazı yönlerini düzene sokar. Anne-babalar unutmayın ki etkin öğrenme ancak çocuğun kişisel ve etkin katılımıyla gerçekleşebilmektedir. Bunun yollarından biri hareketler, renkler ve müzikten yararlanmak diğeri ise olumlu bir ortam yaratarak çocuğun duygularını dışa vurmasını ve seçimler yapmasını teşvik etmektir. Çocukların duygularını dışa vurmasına fırsat verirken onların doğal merak ve heveslerini de kırmamak önemli. Emerson, heves olmadan büyük başarıların kazanılamayacağını söylemiştir. Çocuklara bu duyguyu aşılamak o kadar zor değildir ama asıl gerekli olan, bu duygunun korunmasını sağlamaktır. Bu da kolay değildir; çünkü heves kırılgandır, küçümsenmeye, alay edilmeye ya da sürekli başarısızlığa gelmez. Kimi zaman küçük bir çocuğun aşırı hevesi büyüklere eğlenceli bir durum gibi görünse de dikkatli olmak gerekir. Çünkü düşünmeden söylenen bir söz, alaycı bir gülüş ya da bakış çocuğun tüm hevesini kırabilir. Çocuğun özellikle okulda yaşadıklarını paylaşmasını isterken ona sonuç odaklı sorular sormak beyninin gelişimine bir katkı sağlamamaktadır.

Bilimin, buluşun, keşfin kaynağı soru sormaktır, sorgulamaktır. Bunun ilginç bir örneği, Nobel fizik ödülü’ nü kazanmış olan fizikçi Rabi’dir. Rabi Nobel’i kazandığında, gazeteciler kendisine dünya çapındaki bu başarıyı en çok kime borçlu olduğunu sormuşlardır. Bu soruyu Rabi şöyle cevaplamıştı: “Anneme. Çünkü okuldan eve geldiğimde, annem hiçbir zaman “öğretmenin sana aferin dedi mi? tarzında sorular sormazdı; “bugün öğretmenine iyi bir soru sordun mu oğlum? derdi”.

Acaba günümüzde kaç anne var çocuğuna “iyi bir soru sordun mu” diyebilen?